Monthly Archives: Eylül 2020

Bir Kaybolma Hikayesi


Bu yazıyı kediniz gün olur da dışarı çıkıp kaybolursa, bulabilmenizi kolaylaştırmak için yazıyorum.🙀

Evin çevresine bol bol su, mama koymanın yanı sıra kedinin sevdiği, hatırladığı eşyaları çevreye koymak faydalı olabilir.

Hatırladığı, sevdiği kokulara doğru yaklaşacağı için bu eşyalar evi hatırlamasını kolaylaştırabilir.

Örneğin bir süredir kayıp kedim yeni evde bana döndüğünde evi tanımaya ilk benim oturduğum koltuktan başladı. Tesadüf de olabilir. Yine de evde o kadar koltuk varken ilk sizin oturduğunuz yere kurulması tanıdık şeylere daha çabuk alıştığı için olabilir.😺

Yeni bir eve taşındığınızda kediyi yalnız bırakmamak, sesinizi duyması ve oyunlar oynamak alışma sürecini daha rahat geçirmesini sağlayabilir.

Zaten başka bir ortama alışmanın verdiği gerginlik olacağı için bir de evde tanımadığı başka hayvanlar, insanlar olması ortama alışmayı daha da zorlaştırabilir.

Umarım kimsenin başına gelmez. Gelirse de çabuk bulmanızı sağlamak için işime yarayan şeyleri paylaşmak istedim.😊

Paravanı açıyorum…


Kapılardaki Boncuk Perde Anlamsızlığı

Eskiden kasaplarda olurdu bu perdelerden. Neden normal bir paravan, kapı değil de boncuk perde?

Bir gizem veya diğer tarafa geçmeden önce bir geçiş mi sunuyor?

Otantik bir hava, yazlık bir his veriyor. O nedenle güzellikle ilgili yerlerde, solaryumda veya yazlık plaj barlarda olmasını anlayabilirim.

Peki evde kullanılması? İnsanların ayaklarını, aralıklardan diğer tarafı görebiliyorsun. Varla yok arası bir şey. Olsa bir dert olmasa bir dert?!

Yel Değirmeni 2.0


Seyahat sırasında çok fazla rüzgar türbinine rastladım. Ya kârlı bir yatırım, ya teşviklerden dolayı rahat yapılmış. Sıra sıra sıralanıyor.

Üç dört sene evvel yolda gördüğümde otantik geliyordu. Şimdi az alanda birçoğunu görünce korkunç gelmeye başladı.

Alternatif enerji ancak bu haliyle sanayiden, fabrikadan bir farkı kalmamış olabilir. Tam manzaraya bakayım diyorum devasa soğuk türbinleri görünce odada durasım geliyor.

Muhtemelen yatırımdan en fazla verimi almak için izin verilen en dar alanda kuruyorlar.

Otel odasında kalmanın bazı olumsuz yanları oluyor. Tatile geldik spor yapalım, yüzersek belki kilo veririz modundan odada kalınca bir anda kopuyorsun.

Odadaki buzdolabında hiç içmeyeceğim, yemeyeceğim şeyleri karşımda durunca tüketmeye başladım.

Otel odaları büyüdü, bu mini dolaplar hayret büyümedi. Pazarlamacılar bu alanı nasıl keşfetmedi bilmiyorum. İlk defa tadıp beğendiğim ürünler oldu.

Bu sistemde buzdolapları orta hatta bazı süit odalar için standart buzdolabı boyutuna çoktan genişleyebilirdi.

Otele vardığında check-in yapmak için bekliyorsun. Bu sırada zaten bir şeyler ikram ediliyor zaten. Yine de bir lüks bir otomat, buzdolabı koysalar eminim insanlar beklerken başka başka ürünleri denerdi.

Otel odaları genişledi, farklılaştı yenilendi bu dolaplar hala 10 sene öncesiyle aynı. Sadece bazen aldığın ürün dolapta hareket edince otomatik faturana yansıyor. Tek yenilik bu.

Bize lazım değil zaten☺️Türbinlerden ve odadan kaçabilirsem şu an tek istediğim tek başıma yürümek.🌅