Monthly Archives: Ağustos 2019

İnternet mi, market mi?


Borough-market

Son zamanlarda “Getir”, “Tıkla Gelsin” vb. uygulamalar müşteri kazanmak için ilk siparişte indirim veriyorlar. Benzer firmalar madem bu alanda çok müşteri var, ben de pastadan pay alayım diye birer birer piyasaya giriyor. Getir’in sistemini profesyonel bulsam da, bir iki kere indirimlerini kullanıp sonra uygulamayı siliyorum. Çünkü Migros Sanal Market’in uzun zamandır müşterisiyim ve değiştirmeyi düşünmüyorum. Hatta Migros da bu alanda yatırım yapıyormuş ancak hızlı hareket edemedi diye düşünüyorum. Her yerde mağazası olduğu için depo konusunda avantajlı başlardı.

Metro Cash & Carry’nin Türkiye’de Kötü Yönetilmesi

Markete gidiş dönüş süresini zaman kaybı olarak görüyorum ve genelde market siparişimi internetten veriyorum. Migros’un hem market içi hem de sanal market elemanları ölçülü ve müşteri odaklı. Market alışverişlerimi Migros ve Carrefour’dan yapıyorum. Alacağım eşyaya göre Ikea da devreye giriyor. Bu üç şirket de iyi bir müşteri deneyimi sunuyor, çalışanlarını iyi seçiyor. Metro ise kapısından bile girmeyeceğim bir market. Yurtdışında daha güçlü bir marka olmasına rağmen Türkiye’de kötü yönetiliyor.  Market işinin genel olarak karlı olduğunu düşünüyorum ancak Metro üst yönetiminde önemli değişiklikler yapmazsa fark yaratamayacak gibi duruyor. 10-15 sene önce olumlu anlamda diğerlerinden farkı vardı, ancak bu fark şimdi nedir tanımlayamıyorum.  Hatta geçenlerde işi geldi buradaki ürünleri öğren diye ama markaya inanmadığım için yapmak istemedim. Zaten verilen brief de absürt, binlerce ürünü olan marketteki hangi ürünü öğrenip çevirisini yapayım?! Yurtdışından geldiği için kimse duymaz rahat rahat konuşuyorum.

Örneğin “Getir” yemek siparişinde “Yemek Sepeti’nden” farkını “Yemeğin gerçek fotoğrafını gör, öyle sipariş ver” diye anlatıyor.

Şirketler birbirinden ayrışacak alanlara yatırım yapmazsa uzun vadede marka değerini kaybediyor.

Genel anlamda kurumların çalışanları iyi olursa bu müşteri deneyimine yansıyor. Perakende için en zor şeylerden biri olan eleman seçimi, eğitimi ve bu kişilerin şirkette kalması konusunda Carrefour, Migros ve Ikea özel bir çalışma yapıyor olabilir. Bu yolla müşteri deneyiminde fark yarattıklarını düşünüyorum. Zamanım kısıtlıysa Migros’ta otomatik hızlı kasalarda da kimseyi beklemeden çok hızlı şekilde alışverişi tamamlıyorum, kimse gelip karışmıyor.

Konuya meraklı olduğum için bazen arkadaşlarıma soruyorum. Herkes benim gibi hız, pürüzsüz bir deneyim peşinde değil. Bazısına market alışverişi yapmak, vakit geçirmek zevkli geliyor. O zaman da market içi atmosfer, aktiviteler, çalışanlar vs. daha öne çıkabiliyor.

977ca5_7e73169a943342faa5d76a6eaee19886_mv2_d_2016_1512_s_2

Bazıları da teknoloji, giysi alışverişine vakit ayırmayı seviyor olabilir. Orada iş bitirmekten çok bu aktiviteyle eğlenme güdüsü var. Şirketler de müşteri profillerini daha iyi analiz edip, herkese göre farklı strateji oluşturabilir. Ancak genelde bir trend peşinden gidiyorlar. Bir ara market içi deneyime herkes yatırım yapıyordu, şimdi internete.

 

 

İşini Kurmak ve Kurmamak


 

1İşini kurmak isteyenler için tavsiyeler içeren binlerce kaynak mevcut. Bu yazı diğerleri gibi başka bir kaynaktan alıntı, çeviri değil. Amacım burada sadece işini yapmaya koyulacaklarla zorluklarını ve iyi yanlarını bakış açımdan samimi bir şekilde anlatabilmek.

Kesinlikle birçok gencin işini kurmasını desteklerim. İnsanlar da artık daha bilinçli, kurumsal şirkette çalışayım motivasyonu eskisi kadar yüksek değil. Küçük yerlerde birçok yaratıcı ve girişken insan daha kolay fark yaratabilir.

Olumlu Yanları

  • Aynı değerlere sahip müşteri ve çalışanlarla çalışma imkanı. 
  • Sevdiğiniz marka/kurum/vizyon için çalışabilme imkanı, o amaca hizmet edebilme.
  • Liyakate dayalı ekip kurmak. Her şeyi kendiniz yapmak zorunda olsanız da başkalarının hataları yüzünden tekrar tekrar işinizin uzamaması. Kimseyi kıracağım, ilişkimi bozacağım diye düşünmeden tek başına hareket edebilmek. Yangın söndürme modunda hızlı olsun diye ortalama birilerini işe almak yerine bekleyip en doğru kişiyi bulmak için zamanınızın olma lüksü.
  • Finansal olarak kazancın da kaybın da size ait olması.
  • Daha hızlı hareket edebilmek.
  • Yeterli kaynağınız yoksa yapamayacağınız büyüklükte, yoğunlukta işlere hayır diyebilme imkanı.

Olumsuz Yanları

  • Sermayeniz yüksek değilse maddi olarak zorlanabilirsiniz. İstediğiniz kaynaklara (insan kaynağı, reklam/tanıtım vb) erişiminiz maddi sebeplerle kısıtlanabiliyor.
  • Bazı teknolojik altyapılarınız eksikse bunun işe olumsuz yansıyabilmesi. En erken şekilde teknolojiye imkanlar elverdiği ölçüde yatırım yapmak önemli. Bir süre önce yapamadığım ve başkalarından destek almak için beklemek zorunda olduğum şeyleri artık doğru şekilde hızlıca yapabiliyorum. Ama daha yatırım yapacak çok şey var.
  • Her şeyi siz düşünmek zorunda olduğunuz için, yani bir uzmanlaşma olmadığından zaman alıcı bir aktivite olabilmesi. Ayrıca enerjinizi dengeli kullanmak zorundasınız. Her şeyi takip etmek zorundaysanız ve ekibiniz büyük değilse enerjinizin zaman zaman düşebilmesi.
  • Sürekli iş düşünmek zorunda kalmak. Bir gün işler azalsa kara kara düşünmeniz.

İzlediğim birkaç film konuya farklı yaklaşmamı sağladı. Örneğin The Internship ve The Intern çeşitliliğin nasıl bir değer yaratabileceğini neşeli bir şekilde anlatıyor. Farklı nesillerden, farklı geçmişten insanlar çok yüksek değer yaratabiliyor. Sürekli bize benzeyen insanlara içgüdüsel olarak eğilimimiz bazen yeniliğe ket vurabiliyor.

Onun dışında Netflix dizisi Girl Boss beni etkiledi. Belki ana karakter Sophia’nın ailesi, annesiyle babası yer değiştirse bizimkilere benzediği için. Sophia’nın kibrini tasvip etmesem de sonunda o da doğru yolu buluyor. Dizide sosyal çevrenin desteği, güçlü karakterlerle çalışınca çok daha ileri gidilebileceğiyle ilgili güzel mesajlar var. 

Genel olarak hacıyatmaz bir karaktere sahip olduğunuzu düşünüyorsanız işinizi yapmanızı önerebilirim. Maddi ve manevi engeller karşısında ayakta kalabilmek, binbir türlü şeyi aynı anda takip etmekten gocunmamak ve yerine göre farklı araçları kullanarak pratik olmak. Bu saydıklarım mikro seviyede işini yapanlar için geçerli beceriler olabilir. Çok büyük sermaye ve ekiplerle işe koyulan veya işinin başında durmayıp sadece iş olsun diye yapanlar benzer şeyleri deneyimlemiyor olabilir.

inspector-gadget-movie